Hatırlıyorum, bir sevda nehri vardı gürül gürül akan
Ve taştığı kıyılarda nemli toprakları sulayan,
Kadınların günahlarını yıkamak için başına toplandığı
Her gece üç güzelin gizliden gizliye sevdalanarak gün aldığı.
Şimdi başaklar boynunu bükerek eğilir güneşe,
Topraktan bereketli mahsuller filizlenir, bahar yeşerir yine
Gözleri bir türlü kurumayan kızlar ise kıyılarında kahrolmuştur,
Nice hükümdarsa aşıklarına mezar ararken kaybolmuştur.
Yeşerir yine, çağlar sancılı yataklar güz ortaları,
Çobanlar kavalını üfler son bir nefesle
Kesildi sazlar ne türküler ne gazeller oldu onlardan
Bilinmeli ki bu dünyada aşıksız aşk olmamalı.
