Çiçeksiz bırakılmış coğrafyalardan sesleniyorum
Balkonsuz bırakılmış evlerin,
Kitapsız bırakılmış avuç aralarının coğrafyasından.
Sessiz bırakılmış kiliselerden sesleniyorum,
Koca koca nehirleri düşündükçe
Boğulduğumuz kedere güldüğüm;
Kimsenin elini dizine koymadan,
Sofrasından kalkmadığı coğrafyalardan sesleniyorum,
Dua niyetine dizilen tespihlerin
Silah niyetine omuzlara asıldığı,
Ve doğruların yalan yerine söylendiği,
Coğrafyalardan.
Karışık duyguların geceyle beraber uyuduğu
Coğrafyalardan sesleniyorum,
Uyanıklığın düşte görüldüğü,
Söyleyeceğim bütün sözleri,
Zihnindeki cevşene kazıyacak coğrafyalardan.
Karın boşluğunda cehennemi taşıyan coğrafyalardan bahsediyorum,
Kadınların rüyasında cenneti gördüğü,
Tahıl ambarlarında kuşların yuva yaptığı
Kuzu seslerine öksürük katılan coğrafyalardan,
Kim bilir kaç kişi var, kızıl topraktan,
Seramik anıtlar gibi, adını bilmediğimiz
Adı çoğun hançerle mezara kazılana kadar
Akıl etmeyeceğimiz.
Size bir camiden bahsedeceğim,
Adında kuş seslerinin cıvıldadığı, bir zamanlar
Su içmek için boyunlarını eğdiklerinde
Cehennemden haber uçuranları duyar,
Ve korkarlardı;
Dua seslerinden yapılmış duvarlarında
Çiçekler belirir ve solar,
Size öyle bir coğrafyadan sesleniyorum,
Adında sular titriyor.
Yiğit Özdemir
4.12.18
