İğneye dönüşen dudaklarında
Kaçıncı dikiş izi oldum
Bilmek isterim
Bilmek isterim
Kaç pot attı yüreğinde,
Gözleri bakır tasta yüzen terzi
Gökyüzüne ağladı,
Yine de düştü gözyaşları yeryüzüne.
Zamanın bobininden dokunan saçlarında
Hangi berber kaç kez şakırdattı makasını
Makas kaçıncı kez kesti
Saçlarına dolanan
Rüzgârın sesini?
Nereye kadar uzatabilirim,
Yünden uzayan saçlarını diye
Kaç kez sordun kendine
Bu inat kaç kez kesildi
Kaç soluk ödünç verdin,
Dağlara, sokaklara, denize?
Peki ya tırnakların,
Onlar hep böyle uzayacak mı sandın?
Ölümlü gündüz vakitlerinde,
Şeytan asasını kaldırdığında
Hiç mi şehvet katmadın bir bardak suya?
Mideni rahatlatmak
Derin bir soluk almak
Ve öğle vaktini nadasa yatırmak için.
Söyle o halde, şu garip şarkının sözlerini
Her dudaklarında dikiş izi,
Her yüreğinde pot,
Her saçlarında makas izi belirdiğinde:
Ne terennüm ederim derdimi biçare
Ne de çare ararım bu terennüm hevesine.
Gözlerin yüzerken dalgınlığın peyzajında,
Soluksuz fırça vurmak dağlara, gökyüzüne
Ne gökyüzü bundan bir şey anladı, insanlaşmaktan
İnsan oldu her şey, insan,
Kendine benzetti her şeyi, her şeyin sorumlusu
İşte her şeyleşen bu yara.
21.7.19
