Kurum koyuyorum yolluklara
Bacaların sessiz öfkesini
Oniki saat çile çekmiş eklemlerin,
Makine dairesindeki sesini.
Yolluklar benden,
Son kadehleri doldurup
Bahar aylarındaki uzlaşmaz ıssızlığı
Ve kavruk tenli yüreklerin sıkıntısını,
Dünyada yürümekten usanmış, bir dikişte deviriyoruz
Bir başka baharı koyuyorum, bahar günlerine
Ertelenmiş bir sevişmeyi,
Sokakların yaz aylarındaki parıltısını
Yamalı pabuçlarla başlayan Pazartesini,
Çıplak bir yorgunluğu sonra
Yıldırım hızıyla haberleşen yarı-tanrıları
Ayışığından bedenleriyle
Gözlerden uzak geceler soyuyorum.
Sessiz bir akrebi tutuşturan geceleri;
Çalı çırpı bulmuş bir iğde ağacının altına toplanmış,
Yıldızları düşmeden önce son kez saymış
Hepsi yerinde diye pek sevinçli
Son kez ateşler koyuyorum kadehine,
Birlikte yoruluyor birlikte dinleniyoruz
Mermer bir denize soyunur gibi
Sonra sen yüzmek istiyorsun,
Ben yüzmeyi bilen bir insana dönüşüyorum,
Çekilip gidiyoruz kendimizden.
12.5.2020
