Çünkü deri katlar
Sokaklardaki mucizeyi
Kokular ve duman
Varoluşun polenleri
Parlak karalık
Oylesine çıplaktı ki kız
Tamamen kapanmamış
Etrafımızı kolaçan ettik
Işıklar tepede şimdi
Yoldaş seyyahları görüyorum
Bela okundu bana
Hudutsuzca
Gözlerin tarafından
Çakıldım
Tüyü ile
Yumuşak
Yanıtının
Camın sesi
Hızla konuşur
Küçümseyerek
Ve algılar
Gözlerin didinirken
Açıklamakla
Kız uykusunda öyle mutsuz görünüyordu ki
Dostane bir el gibi
Ulaşılamaz
Bir mum sıkışmış kalmış
Bir sahilde
Güneş batarken alçalarak
Tersine bir hidrojen bombası gibi
İnsani olan her şey
Terkediyor
Yüzünü
Yakında kaybolacak
Dingin
Sebze
Çamurunda
Lütfen kal!
Benim yabani aşkım!
En iyi fikirler telefon çalarken ve çalarken
Aklıma gelir. Yavrunuz gitmişken aptal gibi
Hissetmek hiç eğlenceli değildir. Kafama
Yeni bir balta: mülk edinmek. Kendi Şam
Kılıcımı yaratıyorum. Hiç bir şeyi zaman içinde
Yapmadım. Küçük bir çocuk tırıs gidiyor
Kara tahtaların etrafında Devrim ile oynayarak.
Dışarıda Dünya bekler ve ağır katil çeteler
Ve gerçek delilerle kaynarken. Camdan sarkmak
Sanki şunu dercesine: ben cesurum – Beni
Seviyor musun? Sadece bu gece için.
Tek gecelik bir ilişki. Bir köpek uluyor
Ve sızlanıyor camdan sürgülü kapıda
(Neden orada olamıyorum?) Bir kedi
Miyavlıyor. Bir arabanın motoru hızla
Gazlıyor kulağa kupkuru gelen köşeli
Karbon protestosuna karşı. Kitabı
Kenara koyuyor ve kendi kitabıma
Başlıyorum. Şişko kıza bayılıyorum.
Tam olarak NE zaman buraya gelecek?
Kasvetin içinde
İzbe oturma odasında
Yaşadığımız ve öldüğümüz
Ve güldüğümüz ve ağladığımız
Ve ilişkimizin gururu
O yazı akılda bırakmıştı
Ne yolculuk ama
Ellerini tutmak
Ve polislere söylemek
Daha reşit bile olmadığını
Kaçıp gitmek yok
Şarapçı biraz bırakmıştı
Yaşlı mavi çölde
Şişe
Sığır kafatasları
Sıçan izleri
Ağaçları kemiren
Biraz yağ bulmak için
Şimdi çocuklar toprağı işgal ediyor
Ve ıslak çimde uyuyor
Köpekler fırlayana kadar
Ben Güneye gidiyorum!
