Parmaksız eller dolaşır,
Göğsünde, saçlarında
Işır gövdemizde arı us
Tekrar uzanınca uykuya,
Perdeleri ört, mumları söndür
Zümrütler yerleştir gözlerine
Tasta yüzen çakıl taşlarını
Dolunayda izlemek yerine,
Yatakta hırıldayan göğsün,
Nefes nefese harman olur
Elin tastaki suya karıştığında,
Bıraktım onu gümüşi nehre
Gördüğü son suretti soluk yüzü
Söğütler solmaya başladığında.
