“Hülasası”
Diye başlıyor şair,
Bir merhem niyetine
Varoluş sızısının özetine;
Devam bile etmiyor,
Sarkaçların tek tük hareketinden
Ve fiziğin yurdumda,
Ve bir köylünün bağırsaklarında,
Tüneyen kurtlar gibi,
Zihnini kurtlandırdığı yerde bitiriyor;
Çorak bir ülke betimi,
Tersinden üflenen bir zurna
Karşı kıyıda bir Avrupa bileti
Neye yarar diye sormadan,
6.45 vapuru sancısız
Kalkardı buharın pistonlara vardığı sıra.
Merhamet, merhamet et
Niyazı bir kılıç gibi sarkan şair
Düşkün değil midir,
Bir cellâdın üfürmesiyle savrulduğunda?
Of not, not being,
Ne önemi var ki sonrasında?
Bir Yahudi, Kıpti yahut Acem kılığında
Yürümüşsün bilmem kaçıncı adımını
Şu Harar’ın kum tepelerinde?
Habeşistan’da satın aldığın kadınların,
Gebe karınlarında
Birikir pencerede sevilen iki ak güvercinin,
İman dolu yavruları
Yumurtalıklarında.
Bir cenin kıvrılır ovaya,
Ve sarar sancısını dizelerle,
Özel sanar kendisini,
Nasip, dürüstlük temaşası
Bir ‘etik’ kaygının dikkatini celbeder,
Ve ihanet kendinden kendine
Bir mekik gibi dokur yırtıcı dişlerin arasını,
Sözcük değil,
Tıslama mahiyetinde.
Senden öğrenmişlerdir bir buhrana sarılmayı,
Buhara’da bir alim gibi,
Yedi neslinin üzerinde bir beşik gibi sallanıp
Ve yuvarlamadan sözcükleri,
Gökyüzünde kıvrılıp, bir nesli uykusunda,
Huzursuzluğa bıçaklamayı.
Huzursuzluğuyla bıçaklamayı.
Yara açılır ve sızan huzurdur,
Yedi kentte birikir İslam’a nurdur.
Ve cevheri zümrüt bir akik bir taş bir nimet!
Ama ey mazlumun kılıcında kıvrılır,
Kıvrılır ümmet yazılı pençelerde,
Ve canavarın karnında bir bilim kurtlanır,
Cahilin aklında fikir,
Ve belki, ne çıkar
Fizikte de biraz ‘kurt’ olsa, bir bit yeniği
Batı ilminde biraz cehalet, tarihten dışlamalı
Cam çerçeve indirip,
Kızılbaş taşlamalı?
Dolayısıyla bir şair, bir örüntü
Bir matematik, kıyas, kelam, ahkâm, belagat,
Neticede mügalatada keramet
İkiye bölünür Kızıldeniz,
Aklın yolu geride kaldı,
Ve sayıklamaların ömrü uzadı.
İki atomun zamanı icadı gibi,
Emdiği gibi nötronun negatifini,
Bir fotoğrafın arabında baktım ben de tarihe
Demek için, hülasası…
Yok gibi bir şey.
