Gurbet bir yuvadır, uzaklaştıkça vardığım
Yalınayak gezerken güzün sokaklarda
Sahile vuran ölülerin yasını,
Bir karlı evin çatısında
Tutarken kemanım.
Mezarsıydı ellerim müzik başladığında,
Karşı pencerede karanfil çiziyor kara gözler vazoya
“Kızıl renkten say beni”, sığırcık cıvıltıları
Yaşayanlar bir tutam gözyaşı döküyor
Tuz yerine sofrasına;
Ölüler, uykularında kuyu kazar
Tren kalkıyor, ıslıklar kalıyor yerlerinde
Şimdi yazdığım şeyi, neden yazmışım?
Doğrusunu söylemek gerekirse,
Ölüler bazen de sesini arar.
Defne yaprakları, mermerde çocuk elleri,
Ey güzel gün, ne açtın ve açacaksın
Yuvalarını terk ederken kırlangıçlar
Delindi çivit mavisi gök,
Söyle şehir şimdi nereye kaçacaksın?
24.2.19
