Oğulcan Yiğit Özdemir'in edebiyat işleri.

Gök gürültüsü sabah gevreği
Dişlerimde uzun sızlama
Düşey bir kalp ağrısı
Ve iç bükey bir mermi.

Kulaksızda cenazeden
Ve bakir bir ölümün izleri
Karşı kıyıda şeceresi
Kovuşturmaya uğramışların

Uzar serviler ve büklüm
Büklüm çarşıda bir uzun turna
Karşı kıyıda kovuşturmanın
Kovuşturması, şeceresi bir budak gül.

Tenekeden gökyüzü çalar
Altın bir trampet ve yağmur
Şıp şıp bir ölü umudun en güzel
En güzel ama en diri belirişi;

Yeniden ve yeniden ve biteviye
Bir uzun karşılıksız sevgidir güneş
Ve alırım uygar kıtalardan,
Gümüşi bir trampet yaparım.

Kötülük gücül bir dile gelişte
Değil, kurdeşen döken annemde
Değil, pek çok şeyde değil yalnız
Görünmüyor bu gökyüzü olmadan,

Teneke rengi altın trampet şıp şıp
Yağmur bozar bu güneşli bir havadır
Bu güneşli bir kafiyedir yağmur tozar
Toplar ve önümüze koyduğudur ey!

Vur dur sonra hızlanarak ve artarak
Gerçi servi ağaçlarındaki koku
Bir diş sarımsakta saklı mineraldir
Burgulanır ve gökte korkusuz bir haç,

Göğe yükseliyor Burak atı gümüşi
Trampet şıp şıp gelişiyor gökte gürültü
Yıkılmadı bu bir ölü umut ve tenekeden
Gökyüzüdür sallanarak kendine genleşen.

Çıkın çıkın gidin bu gökte burgulanır
Hüdaverdi çiçekleri en fazla bir ölü
Umut gitgide çoğalıyor gökte bir teneke
Trampet sesleriyle şıpşıp damlar güneş.