Çelikten bir gül terliyor
Bakışlarının bittiği yerde
Çözülüyor bulutlar birden
Nasıl olduğunu bilmeden,
Önceleri bir bohça gibi
Sonra hızla, sepetler dolusu
Dökülüyor mevsim toprağa
Terletiyor çelikten gülü.
Açılıyor hızla, aniden
Kor oldu da yandı şu dağ
Hançeresinden bu gül gibi
Kızaran bir elma çıkardı.
O elmayı bir kurt ısırdı
Kurdun dişleri kırıldı,
Kanadı azar azar ve içten
Çeliğe suyu taşıyan toprak.
Yine suladı gök, erinmedi
Yine bereketli bir anaydı
Çelikte biten gül yaprağı
Diliydi yeşil sonsuzluğun.
