Ne kaldı ‘şimdi ve burada’dan başka
Şimdi ve burada, başka ne kaldı?
Kalan bir kalem, bir ayna
Bir ölüden kalan
Şu eski şamdanı getir
Bakalım eski fotoğraflara;
Bir görgüyü giyinirim,
Hâkim duyu dingin, durmaktır
Ardından dans etmeye başlar
İçimdeki, ruhumu yırtana dek
Kemiklerim titrer
Duyduğunda müziği.
Çorak ülkelerden geçtim
Çölde bir alfabe seçerek
Kazablanka’da şarap içtim
Bir dönem havasını çekerek.
Yine de, derim ki
Bir kalımlı köşe bulmak vardı.
Dünya değil bu dil, bu ruh
Bu deyiş, bu sezgi, bu hantal kut
Bana handiyse çok dardı
Geleceğin nuru da gölgesi de
Beni yukarı çekti, düştü üzerime
Gezegenlerin her dönüşü kârdı.
Çin’de afyon ticareti de yaptım
Sayısız pirinç tanesini,
Bir bakışta saydım
Gördüm ki aşkın duyusu şimdi,
Burada,
Bir bakışta son kez alkışlandım.
14.7.2025
