Dev bir solucan
Toprağın altında kalan kısmıyla beraber
Unutmuş vargı noktasını,
Yük görüyor yük vagonlarını
Vatman
Faytonsuz bir at dörtnala
Yetişmek için Pensilvanya’da bir bankaya
Yemliğini boşaltmış,
Özgür olmaya ramak kala.
Namlusu sıcak bir gerilla
Taşa oturmuş, midesi bozuk
Üşütmeyen bir yağmur yağıyor
İzlanda kırsalına,
Çünkü herkes çoktan sırılsıklamdır.
Hızır bekliyor bir başka Hızır’ı
İsa yorulmuş çarmıhını taşımaktan
“Dirilirdim dirilmesine ama,
Bir kadem fazla beklettiler
Dirilişin görkeminden eksilttiler”.
Barbaros yorulmuş ganimet taşımaktan
Venedikliler bezgin Barbaros taşlamaktan;
Shakespeare yazmaya eriniyor
Cervantes Don Kişot’u son kez okuyor.
Dostoyevski burnunu karıştırıyor
Varoluş sızısını duyumsarken,
Sündürülen dramın güldürüsü,
Tekrarlayan trajedilerin ömür törpüsü.
Kömürle karalıyor umumi tuvaletlerden birine
“Kibrit suyu döktüm iç sıkıntısının dibine”,
Kelin merhemi vardı tavus kuşuna sürdü
Tavus kuşu tedaviyi reddetti
Yuttuğu buğdayı kele tükürdü.
Hızır bekleyen Hızır
Görkemsiz bir diriliş
Ertuğrul Gazi gaz çıkarsa
İzlenir sanan yapımcı, yapış yapış.
Hızır Hızır bekliyor
Gözyaşlarım avuçlarımı deliyor
Ve erimiş eklemleriyle
Apış arasını avuçlayan Vitravius Adamı
Anasının rahminden
Yeniden doğuyor…
Utana, sıkıla.
