Kökler de çürür,
Çürür toprak bile
Sulandı mı gök
Düşey yağmur ile?
Isındı mı güneş
Orman ateşiyle
Işıdı mı ay, gece
Kadın baldırıyla?
Dosdoğru bu iş
Ne tırnak, ne diş
Düştü mü kumru
Gökte süzülürken,
Tuhaf bir mevsim,
Yalnız, yeni insanı
Korku dolu gadriyle
Ufak bir çocuk sanki,
Dışkısını saklayan
Altını gömü eden
Kan ve döl haczeden
Gece yürüyüşlerinde.
Tanrıların arabaları
Kumar masası, pulları
Fuhuş giyili geceleri
Soyunur gündüzleri,
Tadına bakmak için
Dikey organların
Yasama, yürütme,
Yargı, belinde kargış
Kimine yıkılır bu iş
Kimi keyfini sürer
Ekmeğe sürer gibi
Dana dil ezmesini;
Ben de yazıyorum
İşte bu da şiiri,
Dursun diye dünya
Bir günlük de olsa.
