Bir Cuma bütün Cumalar gibi,
Ve elin uykuda, bir salon lambası
Bir çekyat, bir karıncalanma
Duyuyorum ölüler çalıyor kapımı uykuda.
Çocukça bir günah, bir düş
Seni hangi kapıda araladıysam bir çöl,
Seraplar gibi yıktım kendimi bu çöle
Kum dönüştü bereketli bir gölete.
Karşı kıyıda bir çocuk, büyüyor
Büyütüyor bir korkuluğu korkusunda
Kaygısında bir düş eğiliyor üzerine
Uyandırıyor onu karabasan ürküsünden.
Çorak bir zamandayız, en tatlı zamanlar
Sade bir anı, kovala onları ve emzir
Tatlı bir geleceğin dünden kalma hatıraları,
Ne denir bilmem, yoktur bir tutamağı bu devrin.
Devrilir gözlerin yarı uykulu kanepede sayıklarken
Geçmiş kahramanları, bunalır uykular
Bir bakarsın kaçıncı tufandan kalma apneden
Bilisiz uykudan, yeni bir düş doğurur kaygılar.
