Oğulcan Yiğit Özdemir'in edebiyat işleri.

Kurgulanıyor işte, beden
Hayat emareleri izlenirken ekranda
Kablolarla bağlıyım eziyetli biçimlerde
Ötekine; sorguluyorum
Bu sargı bezlerini, zihnimde
Veri bezeleri, bitkisel yaşam dedikleri
Bu mu? Bu mu “gerçek yaşam”,
Gerçeklikte, bayım
Payım nedir?
Enformasyon salgılarken birileri.

Psişik bağlılaşım, nöro-felsefe
İzlek kuruntusu, beni de, tutarsız biri
Yapsaydı, düşerdim hattan
Bir yaprağın taşlı toprağa düştüğü gibi.

Güneş eski bir hatıra,
Hatta hatıranın hatırlaması bizleri,
Yüzümde eskimiş bir kablonun izleri
Yüzüyorum data adalarında, adları
Bilişsel bir haritada, uzak bir kıta
Sevdiklerimin. Paydaşlığım nedir,
Bu yaman makinenin sağaltımında?

“Trak-tuk tiki-tak” kurgulanıyor işte,
Zaman eski bir anlatı veri havuzunda,
Yüzmek istiyorum artık bilgelik denizinde.
Önce kütleyi, sonra atomu, hücreyi, şimdi
Bilgiyi parçaladık. Acaba yazsam,
Bütünlüksüz bir ültimatom mevcuda karşı,
Okusam önümde çarşı,
Duyar mı bunu “büyük insanlık”?

Şakağına bir namlu daha dayamadan,
Bir takım gerçeklere ayar mı?
Kablolarını çekiştire çekiştire yürür
Beni de günün delisi yerine koyar mı?

Yoksa kabuğundan bir an olsun çıksa
Beni kablolara sarar da, boğar mı?