Oğulcan Yiğit Özdemir'in edebiyat işleri.

Bir şehir sayılmaz Hollywood, daha ziyade bir icat.
Palmiyeler ve kötü ulaşımın karışımı yabancısına.
Yerlisine düş fabrikalarıyla süslenmiş bir ikametgah,
Bir durum ziyaretçisine, sıklıkla yol açan başka durumlara.

Stüdyoları gördüm haliyle, pek de uyduruk değillerdi,
Donald Duck’ı bizzat gördüm, sahici doğa bir yanıltmaca idi.
Tanrı efendi de ordaydı, hem de renkli, bana imza verdi.
Ve hazırolda beklerken ordular, baş melek saksafonu üflerdi.

Yıldızların yatakları fildişinden
Tuvaletlerse saf platin,
Mermerdendir kalpler orada
Gözyaşlarıysa sadece birinci sınıf gliserin.

Mukaddes bir ürpertiyle ve makul fiyatlara,
sarayı tavaf edebilir turistler,
en son film yıldızcığının tahta kurulduğu.
Oysa Garbo için denir ki,
Greta bugün hala bilmez nerede oturduğunu.

Marilyn aksırsa, Micky Mouse tükürse,
manşet olur yerel gazeteye,
kateder dünyayı sendikanın havadisleri.
Hiçbir şey gizli kalmaz bu köyde.
Ama seni rahat bırakırlarsa vay haline,
Vur kendini serseri, artık modan geçti.


Bir şehir sayılmaz Hollywood, daha ziyade bir dünya görüşü:
Gişenin mutlak emri manevi yükselişin baş ilkesi
Üç saatlik kitlesel mutluluk üretim santrali.
İsteme ve tasavvur olarak sahte dünya,
Schopenhauer’den uyarlama.

Almancadan çeviren: Seda Niğbolu