Dingin suya düşen bir çiviyim ben
Dalgalandırmak suyu dindirmez öfkemi
Ta dibe kadar dimdik, batmak isterim
Kumul tenine okyanusların, denizlerin.
Çıpa gibidir yüreğim, yakalar, sürüklerim
Paslı eksenimde dönenir koca dağlar,
Gölgelerinden bir kara pelerin diktim
Şimdi dalgalanan şey, bulut sanıyorsunuz.
Büyük bir cinnet düşlüyorum, hayır!
Atalarımızın al kâbustan gölgesini yırtıyoruz
Bu sara krizinden sağ çıkanlar,
Gelecek nesillerin müjdesini veriyor.
Protoplazmalarda avuntusuz bir ışık, keskin ve parlak
Bu eskil gövdeler yıkıldıkça, daha çok ışıldayacak,
Mahmuzlarını koparan bir milyon atın sarhoşluğu gerimizde
Hangi duvar devrilmez ki ipini koparmış binlerce süvariyle?
Bu cinnet, ortak gizil hakikatimiz, yıkıma şehadet edilecek
Yeni bir dünyayı yaratacağız, hep beraber, gölgesiz bir gün
Sonra sonra bizler de ataları olacağız gelecek nesillerin,
İşte! Onlara bizden kalan bu ışık, bir suret kadar derin.
